Friday, July 31, 2009
TASARIM UFUK TURU: TED Konferansları ve IDEO'nun Başarı Sırları
Monday, July 20, 2009
MONTREAL EXPO 3I: INSPIRATION, IMAGINATION, INVENTION
Sizlere bu yazımda tasarım, sanat ve bilimin sentezlendiği yeni eğitim modellerinden ve yetenek olimpiyatlarından bahsedeceğim. Tasarım ve yenilik dünyasında son gelişmelere, IDEO firmasına ve TED konferanslarına da değineceğiz.22 Mayıs 2009’da Montreal’de ilk kez Expo 3i adında uluslararası entegre bir bilim-sanat-tasarım olimpiyatı düzenledik. Bir avuç idealist eğitimci 2008 sonlarına doğru bir vizyon ortaya koydular.
10’dan fazla ülkeden yüze yakın finale kalan öğrenci, eteklerindeki marifeti döktü ve kreatif yeteneklerini diğer çocuklarla paylaştı. Mali’den, Nijerya’ya, Moğolistan’dan Fransa’ya, Amerika’dan Irak’a dünya milletlerinin çocukları dizayn şehri Montreal’de buluştu.
İşte yarışmanın CTV'de haber videosu: http://www.youtube.com/watch?v=B776n49edc0
UNICEF, Montreal’i dizayn şehri ilan etmişti ve biz de Montreal’in markasını dünyada tasarım mükemmelliği konusunda öne çıkarmak istiyorduk. Bunun için de Expo 3i’yi bir eğitim seferberliği projesi olarak ilk kez bu yıl başlattık. Bu dev proje olimpiyatı Montreal’de Ecole Sogut adlı Türk okulunu açan Quebec Horizon Vakfı tarafından organize edildi. Montreal Belediyesi, Quebec hükümeti, Quebec eğitim bakanlığı, TD Bank, CTV, Concordia ve McGill Üniversiteleri projemiz için seferber oldular ve maddi manevi desteklerini esirgemediler.
Expo 3i proje olimpiyatı farklı disiplinleri ve kategorileri bir araya getirdi: Endüstriyel tasarım, sosyal bilimler, uygulamalı teknolojiler, çevre bilimleri, kısa film, resim ve infografi.
İlkokuldan liseye her yaştan ve 50 okuldan yüz genç ve çocuk başarılarını, heyecanlarını, ideallerini paylaşırken, gözlerindeki heyecanı ve ışığı görmeliydiniz. Küçücük dimağlar nasıl büyük ideallere ve yüreklere sahipler, parlak fikirler üretiyorlar, projelerini nasıl heyecanla anlatıyorlar görmeliydiniz. Hele ilkokul öğrencilerinin yaratıcı fikirlerine hayran kaldım. Kültürler arası sandviçten akıllı biberona kreatif fikirlerin resmi geçidi hisseli harikalar kumpanyası gibiydi.
Film jürisi olarak katıldığım CTV’nin sponsor olduğu kısa film festivalinde dünyanın yedi farklı ülkesinden gelen çocuk filmlerini izledik. Irak’tan gelen film hepimizin gözlerini yaşarttı. Irak Selahaddi Eyyubi Koleji’nden gelen filmde Kürt, Sünni, Türkmen, Arap kökenli Iraklı gençler, Irak futbol takımının attığı gol ile coşuyorlar, ama bombalar patladığında gerçeğin acı yüzüyle karşılaşıyorlar. Nijerya ve Mali’nin açlık, yoksulluk ve ayrılık temalı filmlerinde bir kuru ekmek uğruna mücadele eden Afrikalı çocukları izledik. Kanada Laurier McDonald High School’dan gelen filmde okul içi şiddet eleştirisi yapılıyordu. Amerika’dan Houston Science Academy’den gelen film yetim çocuklarla ilgili sosyal sorumluluk mesajı içeriyordu. Toronto Nil Academy ise John Lennon’un barış şarkısına klip çekmişti. Bu muhteşem filmleri filmin yönetmeni ve oyuncusu çocuklarla beraber, CTV medyası eşliğinde beraber izlemek ve yorumlamak büyük bir ayrıcalıktı. Filmler, dünya barışı ve geleceğimiz açısından bana gerçekten umut verdi.
Expo 3i 2009 geride kaldı ama bu organizasyon her sene daha da büyüyerek ve küresel hale gelerek devam edecek. Montreal, her yıl dünya çapında bilimsel, yenilikçi, tasarımcı düşüncenin sergilendiği, en iddialı okullardan genç takımların keşiflerini ve hayallerini paylaştıkları Expo 3i platformuna ev sahipliği yapmaya devam edecek. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda Montreal Expo 3i’yi tasarım, bilim ve sanat alanlarında genç yeteneklerin küresel cazibe merkezi haline getirmek.
Gençlerin ve çocukların bilim, sanat, ve tasarım alanlarında çığır açan yenilikler üretmelerine ve sınırsız yetenek geliştirmelerine imkan sağlamak amacıyla başlatılan Expo 3i, “dizayn şehri Montreal”in eğitim alanında da gurur kaynağı olacak. Üniversiteler, iş dünyası, tasarım dünyası, medya, devlet ve okullar her yıl tasarım için bir araya gelecekler.
İlkokuldan liseye dünyanın dört bir tarafından Montreal’e akın eden öğrenciler bu platformda en güzel kreatif yeteneklerini ve tasarımlarını konuşturacaklar, filmlerle, posterlerle, projelerle, sanat eserleriyle, teknoloji ürünleriyle, sosyal çözümleriyle kendilerini ifade edecekler. Montreal’in, Kanada’nın ve dünyanın tasarım alanında önde gelen profesyonelleri, liderleri, tasarımcıları, eğitimcileri, mühendisleri her yıl bu platformda Expo 3i’de tasarımın nabzını tutacak ve çocuklarımıza yol gösterecekler.
Burada kritik başarı faktörümüz teknoloji, bilim, tasarım, ekonomi, sanat ve sosyal bilimleri aynı potada harmanlamak. İdealimiz, geleceğin en iyi genç bilim adamlarının, sanatçılarının, tasarımcılarının önünü açmak, onlara yeteneklerini ve projelerini sergileme fırsatı sağlamak, onların sektör liderleriyle buluşmasını sağlamak.
Expo 3i markası; üç sözcüğe ve üç giderek değeri artan 21. yüzyıl becerisine vurgu yapıyor:
· İlham (Inspiration)
· Hayal gücü (Imagination)
· Keşif (Invention)
Bu yeni becerilerin ortak özelliği tasarım düşüncesine (“design thinking”) ve kreatif yeteneklere dayanıyor olmaları
İşte vizyonumuz: 21. yüzyılın en önemli bilimsel, teknolojik, sosyal, ve sanatsal ilerlemeler ve keşifleri; bilim-sanat-tasarım senteziyle gerçekleşecek. İnsan ihtiyaçlarını öne alan ve sosyal problemlere entegre çözüm getiren bütüncül tasarımlar hayatımızı değiştirecek.
21. yüzyılda kreatif düşünme, entegre düşünme, ve sürekli öğrenme, gençlerimiz ve çocuklarımız için en önemli yetenekler olacak. İnsana dair problemlerin çözümünde tasarım becerileri giderek daha fazla önem kazanacak.
Expo 3i, klasik bir bilim olimpiyatı değil. Sadece bilimi değil sanatı, tasarımı, estetiği ve sosyal düşünceyi de kapsıyor. Amaç, öğrencilerin hayata dair bütüncül çözümler geliştirebilmelerini sağlamak. Amaç, öğrencilerin bilim ve sanatı; teknik ve estetiği buluşturarak özgün çözümler ve hizmetler geliştirmelerini teşvik etmek.
HER İŞYERİ GOOGLEPLEX OLSA..
21. yüzyılı şekillendiren motor gücü, hayal gücü ve yenilikçilik olacak. Deneyim ekonomisinde iş hayatı sanki giderek bir tiyatroya dönüşüyor; bilgi ise hayal gücüne. Katma değerin yeni adı, özgünlük ve farklılık. Estetik değer ölçüleri; ticareti, kültürü, kollektif bilinci ve toplumsal yaşamı yeniden şekillendiriyor. Organizasyonlar, iş dünyasını, iş yapma şekillerini ve süreçlerini yeniden sıfırdan tasarlıyorlar. Google, Pixar ve Apple gibi 21. yüzyıl şirketleri, çalışanlarının kreatif yeteneklerini kullanmak için kampüslere dönüşüyor. İşyerleri Googleplex’te olduğu gibi birer sosyal yenilik, tasarım, ve inovasyon laboratuvarı haline geliyor.
TAVSİYEM: TED KONFERANSLARINI TAKİP EDİN!
21. yüzyılda bilim, sanat, ve tasarım dünyası kökten değişimlere sahne oluyor. Bu değişimin dinamiklerini anlamak için sadece TED konferanslarını takip etmeniz yeterli. (http://www.ted.com/). TED, teknoloji (Technology), eğlence (Entertainment) ve tasarım (Design) sözcüklerinin baş harflerinden oluşuyor. TED, dünyanın en büyük ve en yenilikçi medya, tasarım, sosyal yenilik, inovasyon ve teknoloji kongresi olma özelliğini taşıyor. Her yıl California’da toplanan yaklaşık 5000 kişi 3-4 gün boyunca her biri 18’er dakika süren uçuk kaçık sunumları dinliyor. 18 dakika süren bu sunumları 100’e yakın bilim adamı, guru, sanatçı, tasarımcı, teknoloji uzmanı, girişimci yapıyor.
TAVSİYEM: IDEO FİRMASINI YAKINDAN İNCELEYİN!
Bu arada mutlaka takip etmenizi önerdiğim bir şirket var: IDEO. Dünyada tasarım düşüncesini belki de en iyi hayata geçiren firma bu. Stanford'da Graduate School of Design'ı kuran David Kelley'nin müthiş başarılı firması. IDEO'nun başarı öyküsünü merak ediyorsanız mutlaka şu kitabı okuyun: "The Art of Innovation" (Tom Kelley ve Jonathan Littman). IDEO'nun başarısı aynı zamanda ABC NEWS tarafından bir haber dosyası ve belgesel haline getirildi. McGill'de derslerde öğrencilerimizle paylaştığımız bu harika eğitim videosunda IDEO ekibi 5 gün içerisinde alışveriş arabalarını sıfırdan yeniden tasarlıyorlar. Müthiş eğlenceli ve ilham verici bir video. Sizin için videonun Youtube bölümlerini buldum, prensip olarak bu siteye video ve sunum eklemiyorum, ama aşağıdaki üç linkten bu harika programı izleyebilirsiniz:
DÜNYANIN EN İYİ TASARIM FİRMASI IDEO'NUN BAŞARI SIRLARI
BİRİNCİ BÖLÜM: http://www.youtube.com/watch?v=z6z-3ejvvGE&feature=channel_page
İKİNCİ BÖLÜM: http://www.youtube.com/watch?v=THz6kbcgw9E&feature=channel_page
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: http://www.youtube.com/watch?v=qTf18QAEkcY&feature=channel_page
Şimdi iş dünyasından eğitim dünyasına geri dönelim ve tasarım düşüncesi dijital platformlar ile buluştuğu zaman yaşanan değişime bakalım:
Internet, telekom ve mobil teknolojilerinde yaşanan köklü değişimler, hiç kuşkusuz eğitim dünyasını derinden etkiliyor. 21. yüzyılın yeni eğitim ve öğrenme ekosistemlerinde beş özellik (5K veya 5C) önem kazanıyor (Karakas, 2009):
1) Kreatif düşünce (Creativity)
2) Küresel ve teknolojik bağlanabilirlik (Connectivity)
3) Kitlesel ve dijital işbirliği (Collaboration)
4) Kümelenme – Teknolojik kümelenme (Convergence)
5) Katılım – Toplumsal katılım (Community)
Bu değişimler yeni bir dünyanın habercisi. Bu dünyaya Hayat 2.0 adını verebiliriz. Dijital bir nesil yetişiyor. Lale devri çocukları değil “Google devri çocukları”ndan bahsediyoruz. Küresel beyin Internet’te, sanal ve interaktif ekosistemlerde bilgi üreten, bilgiyi paylaşan, eğlenen, arkadaş edinen, alışveriş yapan, dünya ile iletişime geçen, hayallerini dünyaya açıklayan, üreten bir Internet neslinden bahsediyoruz. Web 2.0 platformlarında öğrenen, eğlenen, bilgi üreten, blog yazan, chat yapan, wikilerde proje üreten, Google ile küresel bilgiye bir tıkla ulaşan, TV’den çok YouTube izleyen, Twitter ile haberleşen, Facebook ile arkadaşlarıyla iletişim kuran bir nesilden bahsediyoruz.
Dijital nesil, yerli malı haftaları kutlayarak yetiştirilemez. “Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız düşmanlarla çevrili” anlayışından acilen uzaklaşmalıyız. Küresel iletişim çağında YouTube yasaklamak hiçbir problemi çözemez. Milli eğitim politikamızı acilen ezbercilikten ve çağdışılıktan kurtarmalıyız. Öğrencilerimiz için işbirliğine, proje üretimine ve takım çalışmasına dayalı kreatif öğrenme deneyimleri tasarlamalıyız.
Sunday, July 12, 2009
TREND 1: DİJİTAL PLATFORMLARDA KREATİF DÜŞÜNCE VE İNOVASYON ÖNEM KAZANIYOR
21. yüzyılda açlıktan teröre, eğitimden sağlığa küresel problemleri çözmek için entegre düşünce, kreatif düşünce, disiplinler ötesi yeni bakış açıları, sürekli inovasyon ve sosyal yenilik gerekiyor. Pine and Gilmore’a (1999) göre iş hayatının bir tiyatro sahnesine, işin sanata, profesyonellerin sanatçıya dönüştüğü bir “deneyim ekonomisi”ne geçiş yapıyoruz. Jensen’a (1999) göre ise hayal toplumunda (“dream society”) hayal gücü ve yaratıcı düşünce bilgiden daha değerli hale geliyor. Estetik değer, tasarım ve stil artık hayatımızın vazgeçilmez parçaları. Estetik ölçüler küresel ticareti, kurum kültürlerini ve toplumsal bilincimizi yeniden şekillendiriyor (Postel, 2003).21. yüzyılın kurumları karıncalar ve arıların örgütlenme şekillerini modelleyerek (swarm intelligence) ve kollektik zekayı kullanarak iş hayatını sıfırdan tasarlıyorlar. Buna sanırım en güzel örneklerden biri Steve Jobs’ın kurduğu, Disney’e bağlı faaliyet gösteren mükemmel animasyon firması Pixar. Toy Story, Monsters, A Bug’s Life, Finding Nemo, The Incredibles, Cars gibi muhteşem filmlere imza atan Pixar, her yıl sadece bir filme imza atıyor. Ancak, yaptığı film her yönden hem müthiş yenilikçi ve eğlenceli oluyor, hem teknolojinin sınırlarını zorluyor, hem animasyon endüstrisinin standartlarını zorluyor, hem de zamanı aşan bir klasik değer taşıyor. Filmlerin konuları da çok ilginç. Mesela, benim zaman ötesi favori filmlerimden Ratatouille, Paris’te ahçı olma ideali taşıyan bir farenin öyküsü; veya Wall E, post apokaliptik dönemde çöpleri yeniden işleyen bir robotun aşk hikayesi. Peki Pixar aynı anda böylesine yenilikçi ve mükemmeliyetçi olmayı nasıl başarıyor? Bu konuda çok şey okudum ama size Harvard Business Review’da 2008’de yayınlanan “How Pixar Fosters Collective Creativity” isimli makaleyi tavsiye ediyorum. Bu makalede Pixar’ın kreatif direktörü Catmull, Pixar’ın bilgisayar animasyonlu film endüstrisini dönüştürmedeki sırrını şöyle ifade ediyor: “Aynı anda sanatsal ve teknolojik sıçramaları başarabilmek, tasarımı ve teknolojiyi buluşturan entegre çözümleri üretebilmek için yüzlerce zeki insanın kreatif yeteneğini Pixar’da buluşturuyoruz, çarpıştırıyoruz, sentezliyoruz, binlerce fikri beraberce üretiyor ve yüzlerce problemi beraberce çözüyoruz, mükemmele ulaşıncaya kadar da yüzlerce iterasyon ve inovasyon yapıyoruz. Ortaya çıkan tek film binlerce fikrin, çok hassas çalışmaların ve derin araştırmaların, aylarca süren beyin fırtınalarının, müthiş bir kolektif yenilikçiliğin sonucu”. Bu süreci anlatmak için Catmull “collective creativity” ve “group genius” kavramlarını kullanıyor.
Geleceğin iş dünyasında, özellikle dijital platformlarda, kreatif düşünce çok daha önemli hale geliyor. Bilgi ekonomisinin en kıt, en değerli ve en kritik kaynağı “dikkat”. Geleceğin şirketlerin amacı dijital ortamda müşterilerin dikkatlerini üzerlerine çekmek. Bu yüzden fark oluşturmak, özgün tasarımlar üretmek, tasarım düşüncesini (“design thinking”) farklı problemleri çözmeye uygulamak giderek önemli hale geliyor. Merritt and Lavalle (2005) yarının işletme okullarının (B-School: Business School) artık tasarım okulları (D-School: Design School) haline geleceğini söylüyor. Benzer olarak, Pink (2004) geleceğin iş dünyasında kreatif düşünmeye ve tasarım düşüncesine olan ihtiyaç arttıkça 21. yüzyılın MBA (Master of Business Administration) programlarının artık MFA (Master of Fine Arts) haline geleceğini ifade ediyor. Toronto Rotman ve McGill Desautels gibi yenilikçi işletme okulları yeni MBA programlarını “Entegre Düşünme” (Integrative Thinking) ve “Tasarım Düşüncesi” (Design Thinking) etrafında örgülüyorlar.
Monday, June 29, 2009
KREATİF ŞEHİRLER
21. Yüzyılın Yenilik Üreten ŞehirleriYeni ve yaratıcı projeleri ben birer ağaç gibi görüyorum: Onlar kreatif fikir tohumlarının esnek ve özgür topraklarda ekilmesi, yeşermesi, teşvik edilmesi, paylaşılması ile büyürler. Bu süreç sabır, esneklik, disiplin, kaynak, liderlik, vizyon, emek gerektirir. Ilık hoşgörü rüzgarları esmeli, havada sevgi olmalı illa. Toprak, sanat ve kültürle yoğrulmalı. Özgürlük suyu damla damla akmalı, gökyüzünden hüzün yağmurları yağmalı. Güneş umut gibi parıl parıl parlamalı. Gökkuşağının tüm renklerine yer verilmeli, farklılıklar zenginlik kaynağı olarak görülmeli.
Yenilikçi şehir kavramı Kanada’da ve Amerika’da 1960’lardan beri sistematik ve bilimsel olarak ele alınıyor. Devlet ve belediye kurumları üniversitelerle işbirliği içinde 40 yıldır şehirleri daha yenilikçi hale getirmek için projeler geliştiriyor. Ben size bu yazımda 21. yüzyılda kreatif şehirler oluşturma modellerinden bahsedeceğim. Bu modeller üzerinde düşünmek ve İstanbul’a uyarlamak da sizin göreviniz olsun, olur mu?
Bir şehri daha yenilikçi, atılımcı, dinamik, sanat sever, kültürel, yaratıcı, özgün hale getirmek kompleks bir faktörler sistemine bağlı:
Ekonomik gelişim ve büyüme
Küresel ekonomide niş yakalama
Yerel zenginlikleri keşfetme
Şehrin özgün kimliğine yatırım
Tarihi ve kültürel öğeleri keşfetme ve tanıtma
Yerel kent bilincini ve aidiyetini geliştirme
Kent markaları oluşturma
Kentin kültürel ekosistemine duyarlılık geliştirme
Şehrin içinde bulunduğu bölge ve ortamı hesaba katma
Otantik kent öğelerini koruma ve geliştirme
Yerel ve yatay iletişim ağları
Sürekli iyileştirme ve gelişim kültürü
Şehrin sanat ve kültür alanında kendi markasını oluşturabilmesi ve niş hale gelebilmesi için aşağıdaki elementleri çekmesi ve bünyesine toplaması gerekiyor:
Mobil kentliler
Kozmopolit kesimler
Yenilikçi yatırımlar
Geleceğin meslekleri
Entellektüel sermaye
Özgün sanatçılar
Kaliteli kültürel kurumlar
Sanat platformları
Sivil toplum kuruluşları
Sosyal sorumluluğa ve sanata önem veren şirketler
21. yüzyılın kreatif şehirlerini oluşturmada gerekli şartlar ve kritik başarı faktörleri şöyle sıralanabilir:
Kollektif bilinç
Kent dinamizmi
Toplumsal vizyon
Özgünlüğü koruma
Tarihi köklere bağlılık
Güçlü toplumsal networkler
STK, iş dünyası ve belediye işbirliği
Stratejik kurumsal işbirlikleri
Süreklilik ve uzun vadeli düşünme
Yenilik kapasitesi
Esnek ve özgür kent kültürü
Yenilikçilik alanlarına yatırım
Dinamik ve esnek politikalar
Yenilikçilik projeleri geliştirme ve ödüllendirme
Kent performans ve liyakat sistemleri
Çok boyutlu ARGE
Çok boyutlu sermaye ve kaynak
Bütün bu şartlar ve faktörler arasında en stratejik olanı hiç şüphesiz “çok boyutlu sermaye ve zenginlik” oluşturarak harekete geçebilmek.
Finansal sermaye mobilizasyonu
Şirket destekleri, sponsorluklar, yatırımlar
Devlet desteği
Entellektüel sermaye mobilizasyonu
Vizyon, tecrübe
Uzmanlık ve knowhow
Kreatif kapasite
Zaman sermayesi
Sosyal sermaye mobilizasyonu
İlişki ağları
Güven ve iletişim
İnsan kaynakları mobilizasyonu
Yetenek havuzları
Keşif ve hayal gücü
Duygusal zenginlik
Evet, küresel dünya kreatif şehirlerden, yenilikçi kentlerden, 21. yüzyıl megakentlerinden, kozmopolit esneklikten, sanat ve kültür platformlarından, teknoparklardan, teknoşehirlerden bahsediyor.
Gelelim milyon dolarlık soruya:
Kürede bu konulardan bahsedilirken, çok boyutlu dev projeler üretilirken, 50 yıllık projeksiyonlar ve stratejik atılım hamleleri yapılırken, biz neredeyiz?
Bizim gündemimizde neler var?
Bizim İstanbul için benzer bir vizyonumuz, projelerimiz var mı?
Pozitif değişim için umudumuz, cesaretimiz, inancımız var mı?
21. yüzyılda yeni bir kent vizyonuna hazır mıyız?
Bunun için neler yapıyoruz?